Türk Eczacıları Birliği (TEB), son dönemde giderek derinleşen ilaç erişim sorunlarına ilişkin bir açıklama yayımladı. İlaç yokluklarının hem hastalar hem de eczacılar açısından “ciddi bir halk sağlığı sorunu” haline geldiğine dikkat çekilen açıklamada, sorunun varlığının tüm kesimlerce kabul edilmesinin çözüm adına önemli bir adım olduğu vurgulandı.
TEB’den yapılan yazılı açıklamada, yıllardır dile getirilen tedarik krizinin geldiği noktaya işaret edilerek şu değerlendirmelere yer verildi:
“İlaç yoklukları bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir”
“Son yıllarda giderek artan ilaç yoklukları ve ilaç erişim sorunları hem hastalarımız hem de ilaçlarını hastaya güvenli şekilde ulaştırmakla yükümlü olan meslektaşlarımız açısından ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Bu sorun, eczacıların iradesi ya da tercihleriyle ortaya çıkan bir durum değildir. İlaç yokluklarının temel nedeni; uzun süredir her türlü platformda tekrarlayarak dile getirdiğimiz üzere, mevcut fiyatlandırma modelinin ekonomik gerçeklerle uyumsuzluğu ve bu nedenle de ilaçların Türkiye pazarına yeterli ve sürdürülebilir biçimde sunulamamasıdır. Türk Eczacıları Birliği ve Eczacı Odaları olarak, ilaç yokluklarını ve nedenlerini yıllardır bir sağlık sistemi sorunu olarak gündeme taşıyoruz. Bu sorunun varlığının alanın tüm kesimlerince kabul ediliyor olması ve çözüm arama çabalarından memnun olduğumuzu ifade etmek isteriz.
“Eczacının temel görevi ilacı erişilebilir kılmaktır”
Eczaneler, ülkemizin dört bir yanında haftanın 7 günü, günün 24 saati, hastalarının ilaca erişimi için büyük bir özveri ile sahada görev yapan, sağlık sisteminin taşıyıcı unsurlarıdır. Eczacının temel görevi ilacı erişilebilir kılmaktır. Sahada ilacı arayan, alternatifleri sorgulayan, hekimle iletişim kuran ve hastasını mağdur etmemek için çaba gösteren taraf, çoğu zaman eczacının kendisidir. İlaç yokluklarının çözümü, ihbar hatları gibi uygulamalarla sorunun kaynağı yanlış yerde aranmakta, hasta ile eczacı karşı karşıya getirilmektedir. Hastanın, hekimin ve eczacının aynı anda mağdur olduğu bu tabloda kalıcı çözüm; kamu kaynaklarının etkin kullanımını esas alan, ilaç bütçesini korurken ilacın üretimden hastaya kadar tüm zincirde öngörülebilir ve sürdürülebilir biçimde sunulmasını sağlayan bir ilaç fiyatlandırma ve geri ödeme modelinin hayata geçirilmesi ile mümkündür.” (ANKA)


