Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, uzman hekimlerin yurtdışına gidişi ve asistan hekimlerin çalışma koşullarına ilişkin değerlendirmesinde, “2022’den itibaren Tıpta Uzmanlık Sınavı ile alınan asistan kadroları üç katına çıkarılmış, ancak eğitim altyapısı güçlendirilmemiştir” dedi. Uğur, uzun çalışma saatleri, baskı ve eğitim altyapısına ilişkin sorunlara dikkat çekerek “Bu bir kısır döngüdür ve bedeli yurttaşlarımıza ödetilmektedir” ifadelerini kullandı.
“Kadrolar arttı, altyapı güçlenmedi”
Cumhuriyet’e açıklamalarda bulunan Uğur, “Hekimler neden gidiyor sorusunu sormayanlar, çözümü genç hekimleri sistemin içine plansızca sürmekte bulmuştur” ifadelerini kullandı.
Sağlık İstatistikleri Yıllığı verileri
Uğur, Sağlık İstatistikleri Yıllığı’na göre 2002-2003’te 4 bin 804 öğrenciye 7 bin 172 öğretim üyesi, 2023-2024’te 15 bin 382 öğrenciye 19 bin 39 öğretim üyesinin eğitim verdiğini belirterek, “Öğrenci sayısı katlanmış, eğitim niteliği gerilemiştir” dedi.
Vakıf fakülteleri ve asistan hekim iddiaları
Uğur, “Vakıf üniversitelerinde hastane olmadan tıp fakülteleri açılmış, öğretim üyesi bulunmayan bölümlere asistan hekimler yerleştirilmiştir” dedi. Bazı eğitim ve araştırma hastanelerinde öğretim görevlisi olmadığı gerekçesiyle bölümlerin kapatıldığını, vakıf hastanelerinde ise asistan hekim yetiştirilmeye devam edildiğini söyledi.
“Baskı ve uzun çalışma saatleri” vurgusu
Uğur, “Asistan hekimler can güvenlikleri hiçe sayılarak uzun çalışma saatlerine mahkûm edilmekte” ifadelerini kullanarak, baskı ve yoğun tempo nedeniyle “intihar” vakalarına dikkat çekti. Uğur, genç hekimlerin “yeterli hasta görmeden, ameliyata girmeden, akademik eğitim almadan uzman hekim gibi yetiştirilmeye çalışıldığını” söyledi.
“Bedeli yurttaşlar ödüyor”
Uğur, uzman hekimlerin kötü koşullar nedeniyle ülkeden ayrıldığını belirterek, “Bu bir kısır döngüdür ve bedeli yurttaşlarımıza ödetilmektedir” dedi. Uğur ayrıca, sağlık hizmetinin “piyasa modeline” teslim edildiğini ifade etti.


