1. Haberler
  2. Sağlıklı Yaşam
  3. Uzmanlara göre atmosfer değişimleri migreni tetikliyor

Uzmanlara göre atmosfer değişimleri migreni tetikliyor

Uzmanlara göre atmosfer değişimleri migreni tetikliyor

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hava koşullarının migren ataklarını tetiklediğini söyleyen Nöroloji Uzmanı Dr. Gülten Özdemir,Günümüzde birçok insan, baş ağrısını anlatırken gökyüzüne bakarak ‘hava değişti’, ‘lodos çıktı’, ‘soğuk içime işledi’ gibi cümleler kurmakta. Bu cümleler çoğu zaman bir bahane gibi algılansa da aslında beynimizin çevreyle kurduğu hassas ilişkinin ifadesidir. Bilimsel çalışmalar göstermektedir ki, atmosferdeki değişimlerin -özellikle sıcaklık, basınç ve nem dalgalanmalarının -baş ağrısı ve migreni olan kişilerde gerçek ve ölçülebilir nörofizyolojik etkiler yarattığını ortaya koymaktadır” dedi.

Nöroloji Uzmanı Dr. Gülten Özdemir, “Beyin, dış dünyadan sandığımızdan çok daha fazla etkilenir. Sıcaklık değişimleri, atmosfer basıncı (barometrik basınç) ve nem oranı; beyin damarlarını, sinir uçlarını ve ağrı algısını doğrudan etkileyen temel çevresel faktörler arasında yer alır. Hava, yalnızca soluduğumuz bir unsur değil; aynı zamanda sinir sistemimizin sürekli temas halinde olduğu görünmez bir uyarandır” ifadelerini kullandı.

‘Migrenin merkezinde trigeminal sistem var”

Özdemir, “Migren ve baş ağrısının merkezinde yer alan temel yapı trigeminal sinir sistemidir. Beyin zarlarını ve damarları saran ağrı lifleri, ani sıcak–soğuk değişimlerine karşı oldukça hassastır. Bu değişimler sinir liflerinde aşırı duyarlılığa, yani sensitizasyona yol açar. Bunun sonucunda CGRP gibi ağrı artırıcı maddeler salınır, beyin damarları genişler ve ağrı sinyalleri belirgin şekilde artar. Kişinin hissettiği zonklama, basınç, sıkışma ya da kilitlenme hissi aslında bu biyolojik sürecin dışa yansımasıdır” dedi.

“Sıcaklık artışı damarları, damarlar ağrıları etkiler”

Sıcak artışı damarlarının ağrıyı tetiklediğine değinen Uzm. Dr. Özdemir, “Sıcak hava, migreni artıran en belirgin çevresel faktörlerden biridir. Sıcaklık artışı damar genişlemesine neden olurken, sıvı kaybı beyin hacminde mikroskobik değişimlere yol açar. Elektrolit dengesizliği ise sinir iletimini bozar. Özellikle 30°C üzeri sıcaklıklarda migren ataklarının belirgin şekilde arttığı gösterilmiştir. Yaz aylarında artan baş ağrılarının nedeni çoğu zaman yalnızca güneş değil, beynin bu fizyolojik tepkisidir” diye konuştu.

“Soğuk hava trigeminal refleksi başlatır”

Uzm. Dr. Özdemir, “Soğuk hava ve keskin rüzgâr da benzer şekilde trigeminal sistemi uyarır. Yüz ve alın bölgesindeki soğuk reseptörler aktive olur, trigeminal sinir refleks olarak devreye girer ve halk arasında ‘beyin donması’ olarak tarif edilen, tıpta ice-cream headache mekanizması olarak bilinen durum ortaya çıkar. Bazı kişilerde soğuk migreni başlatırken, bazı kişiler de damar büzüşmesi nedeniyle geçici rahatlama sağlayabilir. Bu durum, soğuğun sinir sistemi ve damar yapısı üzerinde çift yönlü etkisiyle ilişkilidir” ifadelerini kullandı.

“Lodos sadece rüzgar değil, bir migren tetikleyicisidir”

Uzm. Dr. Özdemir, “Atmosfer basıncı, yani lodos etkisi en dikkat çekici tetikleyicilerden biridir. Barometrik basınçtaki ani düşüşler, migren atağını tetikler. Bunun nedeni beyin içi basınç dengelerinin değişmesi, sinüslerin ve beyin zarlarının gerilmesi ve ağrı eşiklerinin düşmesidir. Lodoslu günlerde migren şikâyetlerinin artması, yalnızca bir gözlem değil, bilimsel olarak gösterilmiş bir gerçektir. Bu atmosfer değişikliklerinden herkes aynı şekilde etkilenmemektedir. Migren hastaları, gerilim tipi baş ağrısı olanlar, sinüziti olanlar, uyku düzensizliği yaşayanlar ve anksiyete ile stres düzeyi yüksek olan kişiler bu değişimlere karşı çok daha hassastır. Çünkü sinir sistemleri zaten uyarılmaya yatkın bir zemindedir” dedi.

“Basınç değişimleriyle baş etmenin yolları”

Havanın gerçekten beyni ve ağrıları tetiklediğini belirten Dr. Özdemir, Sıcaklık-soğukluk dengesine dikkat ederek ani sıcaklık değişikliklerinden kaçınmak gerektiğini, bol su tüketerek uyku düzenini korumayı ve eğer migren var ise koruyucu tedavileri ihmal edilmemesi gerektiğini, hassasiyeti olan kişilerin mutlaka atak günlüğü tutmasının altını çizdi.(DHA)

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü